Bilgi

Öğrencilere Verimli Çalışma Ortamı Nasıl Sağlanır?

Öğrencilere verimli çalışma ortamı nasıl sağlanır? Verimli çalışmak için neler yapmalıyız? Uygun ders çalışma ortamı nasıl olmalı? Verimli ders çalışma nasıl olur maddeler halinde?

Kaliteli bir eğitim ancak verimli bir ortamda verilebilir. Başarılı olmak için sınıfın öğrenmeye elverişli olması gerekir. Verimli çalışma ortamı hazırlamak sınıf öğretmenlerin görevidir. İyi bir çalışma ortamı şu özelliklere sahip olmalıdır:

  • Verimli bir ortamda öğrenci kendini rahat hisseder. Disiplin sağlamak adına öğrencilerin baskı altında tutulduğu sınıflarda öğrenciler kendilerini rahat hissetmedikleri için etkili öğrenme sağlayamazlar. Otorite sağlamak için sınıf ortamını gezmeyin.
  • Sıra dışı anlatım tarzı ile dersi eğlenceli hale getirin. Monoton anlatım yerine renkli aksiyon dolu anlatım tarzını benimseyin. Çocuklar yaparak yaşayarak öğrenmesini sağlayın.
  • Sınıf fiziksel olarak öğrenmeye uygun hale getirilmelidir. Dikkat dağıtan öğeleri sınıftan çıkarın. Sınıf sessiz olmalıdır. Sınıfı sık sık havalandırın. Sınıfın ortamı orta ısıda olmalıdır. Sınıfta ışık sol üst köşeden almalıdır. Sınıfın ışıklandırması yeterli olmalıdır. Az ya da çok aşırı ışıklandırma gözü yorar. Işık kırmızı değil gözü almayan beyaz renkte olmalıdır.
  • Soru cevap, beyin fırtınası, altı şapka tekniği, drama yöntemi, gösterip yaptırma, sunuş yoluyla öğretim, buluş yoluyla öğretim, araştırma ve inceleme yöntemiyle öğretim teknikleri kullanılarak ders etkili bir şekilde anlatılmalıdır. Düz anlatım yöntemi çok sık kullanılmamalıdır.

Öğrencilere mutlaka görev ve sorumluluklar verilmelidir. Anlatılan konularla ilgili çocuklara ev ödevleri verilmelidir. Ödevler zamanında kontrol edilmelidir. Öğrenci tahtaya kaldırılmalıdır. Yanlış anlaşılmalar varsa anında düzeltilmelidir. Öğrenciye başarabileceği görevler verilmelidir. Başarılı öğrenciler sınıfta ödüllendirilmelidir.

Görev ve sorumluluğunu yapmayan öğrencilere ceza verilmelidir. Sınıfta düzen ve disiplin sağlanmalıdır. Öğrencilere karşı yumuşak olmalı, saygılı olmak ve onların tercihlerine saygı duymak gerekir. Öğrenciye söz hakkı verin. Kıyaslama yapmayın. Öğrenciye bağırıp çağırmayın. Empati yaparak öğrencinizi anlamaya çalışın.

Sağlıklı İletişim Kurun

Öğrencilerle sağlıklı iletişim kurmakta çoğu zaman zorlanırız. Bunun temel nedeni çocuklarla sağlıklı iletişim kuramıyor olmamızdır. Duygu ve düşüncelerimizi karşı tarafa ifade edemeyiz. Karşı taraf bizi anlamaz. Aynı şekilde biz de karşı tarafı anlamayız. Empati yapamayız.

Öğrencilere verimli çalışma ortamı nasıl sağlanır

Olaylara hep kendi penceremizden bakarız. Karşı tarafı istediğimiz kalıba sokmaya çalışırız. Hep haklı olduğumuzu düşünürüz. Karşı tarafın haklı olma olasılığını düşünmeyiz. Öğrencilerle sağlıklı iletişim kurmak adına uzmanlar şu önemli tavsiyelerde bulunmaktadır:

NET OLUN: Yanlış anlaşılmalara kapı açmayın. Yanlış anlaşılmak istemiyorsanız net olmalısınız. Tavırlarınızda ve davranışlarınızda tutarlı olmalısınız. Bugün siyah dediğinize yarın da siyah demelisiniz. Tutarsızlık sizi yanlış anlaşılmalara sürükler.

EMPATİ YAPIN: Karşı tarafı anlamak için kendiniz olmaktan çıkıp başkası olmasını bilmelisiniz. Acaba ben onun yerinde olsam ne yapardım diyerek karşı tarafın davranışlarını tahlil edin. Benmerkezci düşünce kalıbından çıkın. Çocuklarınıza da empati yapma becerisi kazandırın. Olaylar ve davranışlar üzerinde düşünmesini ve konuşmasını sağlayın.

HOŞGÖRÜLÜ OLUN: Çocukları cezalandırmak için fırsat kollayan birisi olmayın. Bazen bazı davranışları tolere edin. Bazen hoş görmesini bilin. Anlayışlı ve hoşgörülü olmak birçok sorunu ortadan kaldıracaktır. Affetmesini bilmelisiniz. Sevgi, saygı ve hoşgörü ile birçok kilitli kapıyı açabilirsiniz. Farklılıkları saygı ile karşılayın.

İLETİŞİM ENGELLERİNE DİKKAT: İletişim kurarken bir takım engeller var. Bu engellere takılmayın. Sürekli eleştirmek ve şikayet etmek doğru değildir. Karşı taraf size bir şey anlatırken onu dinleyin. Başka şeylerle meşgul olmayın. Kıyaslama yapmak doğru değildir. Çocuklarınızı ve öğrencileri kesinlikle birbiri ile kıyaslamayın. Eleştirmek, bağırmak, hakaret etmek, ağır sözler söylemek çocukla aranıza dikenli teller örer. Karşı tarafı dinleyin ve onu anlamaya çalışın.

DETAYLARA TAKILMA: Anlatım yaparken detaylara takılmayın. Gereksiz sözcüklerden uzak durun. Net ve açık olmaya çalışın. Lafı dolandırmayın.

Etkili Öğrenme Yöntemleri

Her çocuk özeldir. Farklı kişilik özelliklerine sahiptir. Her çocuğun öğrenme biçimi farklıdır. Bütün insanların algılama, düşünme ve öğrenme biçimi farklıdır. Kimi bireyler görerek, kimisi duyarak kimisi de dokunarak öğrenir. Gördüklerini daha iyi öğrenen bireyler görsellerle, sesleri daha iyi algılayan bireyler işitsel, dokunarak öğrenen bireylerde dokunsal öğelerle öğrenmeyi daha hızlı gerçekleştirir. Çocuk hangi tür öğrenmeye yatkınsa çocuğa eğitim o alanda verilmelidir. Etkili öğrenme için kullanılacak öğretme yöntemleri şunlardır:

GÖRSEL ÖĞRENME: Yapılan araştırmalarda insanların % 83ünün görerek öğrendiği ortaya çıkmıştır. En etkili öğrenme biçimi görsel öğrenmedir. Olay ve varlıkların görüntüsü önemlidir. Olayları anlatırken görselleri ön plana alır. Gördükleri görüntüleri detaylı olarak anlatabilir. Şemalar, tablolar, grafikler, haritalar ve resimlerle öğrenme gerçekleştirir. Kitap okurken önemli yerlerin altını çizerler. Hayallere çok sık dalarlar. Çoğu zaman dalgın ve dikkatsizdirler. Kolay öğrenmek için not tutarken renkli kalemler kullanırlar. Şekiller çizerler. Görsel malzemeler kullanmak isterler.

İŞİTSEL ÖĞRENME: Öğrenmeyi dinleyerek gerçekleştirirler. Yazıları yüksek sesle okurlar. Anlatılan şeyleri kendileri de tekrar eder. Sesli düşünüp konuşmak isterler. Şiir okur gibi konuşurlar. Konuşmalarının kesilmesini sevmezler. Anlatılanları dikkatle dinlerler. Anlatılanları unutmaz üstünden uzun bir zaman geçse bile hatırlarlar. Gürültüden çok etkilenirler. Gürültülü ortamda ders çalışamazlar. Sorulan soruları hatırlamak için sesli düşünürler. Sınıfta dinleyerek öğrenirler.

DOKUNSAL ÖĞRENME: Öğrenmek istedikleri şeye dokunmak isterler. İnsanlarla iletişim kurarken dokunma duygusunu kullanırlar. Konuşmaktan hoşlanmazlar. Eşyaları dokunarak tanırlar. Okumaya başlamadan önce kitaba dokunurlar. Kitap okurken parmaklarıyla satırı takip ederler. Sesli ve hareketli ortamlarda ders çalışmaktan hoşlanırlar. Ders çalışırken ellerini sürekli bir yere sürtüp ayaklarını sallarlar. Kalemi parmaklarının arasında çevirirler. Not tutarak öğrenirler. Her şeye dokunmak isterler. Deneyerek öğrenme yolunu tercih ederler.

Diğer Makaleler

adem

Adem Keleş 1982 Trabzon Doğumludur. 1999 yılından bu güne İstanbul, Kartal da ikamet etmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu