Bilgi

Küresel ısınmanın Türkiye’deki göllere etkisi

Su, dünyanın varlığından bu yana tüm evren için en önemli faktör olmuştur. En büyüğünden en küçüğüne tüm canlıların yaşamı suya bağlıdır. Kuşkusuz insan hayatının vazgeçilmez gereksinimlerinden biridir. Okyanuslar, nehirler, göller, denizler, yeraltı suları, sürekli kar, buzullar ve bataklıklar dünyanın % 80’ini oluşturur.

Ayrıca bazı su kaynakları da insanlar tarafından çeşitli alanlarda kullanılmak üzere yapılmıştır. Dünyada fosil yakıtların yakılması, arazi kullanımının değiştirilmesi, ormanların yok edilmesi gibi insan faaliyetleri sonucunda sera gazları artmıştır. Bu artış iklimin değişmesine neden olmuştur. Çoğunlukla insanların neden olduğu iklim değişikliği insanlara zarar verir ve tüm evrenin ihtiyaç duyduğu su kaynakları olumsuz etkilenir.

İklim değişikliğinin bir sonucu olarak buzulların erimesi, yükselen deniz seviyeleri, sıcaklıkların yükselmesi yaşanıyor. Ve bu olayların insan hayatını, ekolojik ve biyolojik sistemleri, sosyal ve ekonomik sektörleri olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır.

Yıllardır tüm dünya ve Türkiye iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle karşı karşıyadır. Küresel ısınma ve iklim değişikliği doğal bir fenomendir, ancak insan faaliyetleri bu olumsuz etkileri artırmaktadır. Nüfus artışı ve bilinçsiz su tüketimi gibi faktörler küresel ısınmanın olumsuz etkilerini desteklemektedir. İklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden biri sera gazlarının artmasıdır.

Sera etkisi, yeryüzüne düşen güneş ışınlarının karbondioksit, metan ve su buharı gibi gazlar tarafından emilmesi olarak tanımlanmaktadır. Sera gazlarının en tehlikelisi karbondioksittir. Fabrika bacalarından, araç egzozlarından, yanmış yakıtlardan çıkan karbondioksit gazı, insanlar tarafından atmosfere salınarak küresel ısınmanın mevcut olumsuz etkilerini artırmaktadır.

İklim Değişikliğinin Olumsuz Etkileri

Buzulların erimesi, yükselen sıcaklıklar, değişen yağış oranları, iklim değişikliğinin en önemli olumsuz etkileridir. Bu sorunlar her geçen gün artmakta ve artan sorunlar Türkiye’nin su kaynaklarında kuraklık yaratmaktadır. Su kaynaklarında iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ekolojik, biyolojik ve tarımsal alanlarda büyük sorunlar yaratmaktadır.

Küresel ısınmanın Türkiye’deki göllere etkisi
İKLİM DEĞİŞİMİ

İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik herhangi bir önlem alınmadığında su kaynakları gün geçtikçe azalacak ve insanlığın suya olan ihtiyacı artacak, bu nedenle küresel ısınmanın su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerinin pek çok nedeni olduğu için bunlar nedenleri bilinmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Çünkü su ve su kaynakları insan ve doğa için hayati önem taşır.

Tuzlanma Sorunu

Türkiye, kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer almakta, kuraklık ve çölleşme sorunu ile küresel ısınmadan kaynaklanan tuzlanma sorununu artırmaktadır. Tuzlanma, yanlış su kaynağının kullanılması nedeniyle toprak bozulması olayıdır.

Toprağın çok ısındığı bölgelerde yanlış ve aşırı sulama sonucu topraktaki tuzlar yüzeye çıkar. Tuzları yüzeye çıkan toprak tekrar aşırı sıcağa maruz kaldığında buharlaşma meydana gelir ve toprakta tuz birikmesine neden olur. Her bitkinin büyümesi için biraz tuza ihtiyacı vardır ve toprakta zaten tuz bulunur.

Ancak sorun, küresel ısınma ve yanlış sulama nedeniyle tuz içeriğinin artmasıdır. Fazla tuzlanmanın olduğu topraklarda bitkilerin oluşması ve büyümesi imkansızdır. Bitkilerin tuzlama ile yok edilmesi hem coğrafi hem de ekolojik olarak göz ardı edilemeyecek bir sorundur.

Küresel ısınma nedeniyle su kaynaklarının azalmasının yanı sıra, yüksek sıcaklık ve suyun yanlış kullanımından kaynaklanan tuzlanma, bitkileri yok ederek küresel ısınmanın olumsuz etkilerini de artırmaktadır.

Kuruyan Göllerin Hayvanlar Üzerindeki Etkisi

Küresel ısınmanın olumsuz etkileriyle Türkiye’de kuruyan ve kuruyan göller sadece insanları etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda doğal doğadaki hayvanları da tehlikeye atıyor. Küresel ısınmanın olumsuz etkileri nedeniyle Türkiye’deki su kaynakları her geçen gün azalmakta ve küresel ısınma nedeniyle Türkiye’de son 50 yılda 36 göl kurumuş durumda.

KURUYAN GÖLLER
KURUYAN GÖLLER

Türkiye’deki Swell Gölü bölgesi sadece insanlara değil birçok hayvan türüne de ev sahipliği yapıyor. Hem insanlar hem de hayvanlar için hayati önem taşıyan göller, azalan yeraltı suyu ve kuraklık nedeniyle son yıllarda kurudu. Bazı kuş türleri göllerdeki balıklarla beslenir. Bazı balık türleri göllerin yaşam merkezleridir. Türkiye’nin önemli göllerinden biri olan Bayındir Gölü, Yarışlı Gölü ve Akşehir Gölü tamamen kurudur.

Kuruyan göllerin yanı sıra kurumaya başlayan göl sayısı oldukça fazladır. Göller kururken birçok balık öldü ve birçok göçebe tür bu göllerde yaşam alanı bulamadıkları için başka yaşam alanları arıyor. Flamingolar başta olmak üzere birçok balık türü ve göçebe tür de gölleri kurutarak küresel ısınmanın olumsuz etkilerini yaşamaktadır.

Yağış Özelliklerinin Değişmesi

İklim değişikliğine bağlı yağış özelliklerinin değiştirilmesi su kaynaklarını olumsuz etkileyen faktörlerden biridir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin en olumsuz etkilerinin görüldüğü bölgelerden biridir. Yağış özelliklerinin değişmesi ile su havzalarında zamanla hidrolojik değişiklikler gözlenmektedir.

Su oranının düşmesi, yükselen sıcaklıktan dolayı artan buharlaşma veya aşırı yağış nedeniyle su taşması ve su yapısının bozulması görülen hidrolojik değişikliklerden biridir. Küresel ısınma denilince akla gelen ilk kuraklıktır. Ancak yağışların sıklığı da küresel ısınmanın su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir. Yağışların sıklığından dolayı seller ve yeraltı suyu taşmaları meydana gelir.

Öte yandan yağışların azalmasıyla birlikte kuraklık başlıyor ve kişi başına düşen su miktarının azalması sonucunda özellikle büyük şehirlerde insanlar daha fazla suya ihtiyaç duyuyor. Yağış özelliklerinin değişmesi ile düşen ve artan yağışlar tüm canlıların dengesini bozar.

İklim Değişikliğinin Etkilerini Nasıl Azaltabiliriz?

Türkiye’de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için su kaynakları konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor. İklim değişikliği nedeniyle ani yağışların meydana geldiği ve kuraklığın olduğu bölgelerde su depolama tesisleri yapılmaya başlandı.

Türkiye DSİ tarafından su depolama amacıyla inşa edilen yaklaşık 700 baraj ve gölet bulunmaktadır. İklim değişikliğinin olumsuz etkileri uzun yıllar devam edeceğinden su kaynaklarının daha etkin yönetilebilmesi için sektörler arası su dağıtımı, su tasarrufu, su kullanım kontrolü yapılmaktadır.

Daha etkili bir şekilde sulayabilmek ve sudan tasarruf edebilmek için, ‘modern sulama sistemi’ her yere ihtiyaç duyduğu kadar su dağıtmaya geçirildi. Türkiye’de 8,5 milyon telaşsız arazi var ama bunun sadece% 60’ı sulanabilir. Göllerin kuruması ve kuraklık nedeniyle sulama talebinin artmasıyla, yeni su tesisleri ve göllerin yanı sıra eski tesisler ve baraj gölleri de boşluğu kapatmak için onarılıyor.

Sınırlı su kaynaklarının daha etkin kullanılması ve su depolama amaçlarının artırılarak Türkiye‘deki göllerin korunması ve gelecekte oluşması öngörülen kuraklığın olumsuz etkilerinin azaltılması hedeflenmektedir.

Küresel ısınma, Dünya‘da 100 yıldır var olan ve var olmaya devam edecek bir olgudur. Küresel ısınma olumsuz bir durumdur ama asıl sorun bu olumsuz durum ve küresel ısınmanın olumsuz etkilerini artıran davranış için önlem alınmamasıdır. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin neden olduğu su kaynakları sorunlarına baktığınızda, bu sorunlar sadece doğadan kaynaklanmıyor. İnsanlarda su kaynaklarında olumsuz durumlarda etkili rol oynar.

Sera gazı etkilerinin artması, fosil yakıtların tüketilmesi, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı, aşırı ve bilinçsiz su kullanımı gibi su kaynaklarını olumsuz etkileyen olayların kaynağı insanlardı. Öte yandan, küresel ısınmanın su kaynakları üzerindeki olumsuz etkileri son zamanlarda daha belirgin hale geldiğinden, olumsuz etkilerin azaltılması ve su kaynaklarının korunması için insanlar tarafından çalışmalar yapılmaktadır.

Su kaynaklarındaki sorunları küresel ısınmanın olumsuz etkileriyle çözme çabaları sadece insanlık için değil tüm canlılar için çok önemlidir. Çünkü su, tüm canlılar için temel yaşam kaynağıdır. Susuz bir doğa düşünmek imkansız.

Küresel ısınma ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkileri sona erecek bir olgu değil. Ancak gerekli önlemler alındığında olumsuz etkiler en aza indirilebilir. Böylelikle tüm canlılar için daha yaşanabilir bir Türkiye mümkün olacaktır.

Bu yazıyı PDF olarak indirmek için tıklayın

adem

Adem Keleş 1982 Trabzon Doğumludur. 1999 yılından bu güne İstanbul, Kartal da ikamet etmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu