Blog

Dünyamızdaki En Tehlikeli Bölgeler

Dünya üzerinde çeşitli tehlikeli bölgeler var. Bu bölgelerin bazıları biz insanların eseri iken bazıları ise dünyanın kendi yapısından kaynaklıdır. Yazımızda bahsedeceğimiz bölgeler inanın hiçbir insanın gitmek dahi istemeyeceği bölgelerdir. Ancak bu bölgelerde bile dünya üzerinde yaşam bulunmaktadır.

Evet, bu yazımızda sizlere dünya üzerinde hiçbir insanın gitmek istemeyeceği tehlikeli bölgeler tanıtıldı. Bu bölgeler, dünyadaki en sıcak, en pis ve en çok tehlikenin olduğu bölgeler olarak yer almakta. Eğer sizde dünyanın bu ıssız ve tehlikeli taraflarını merak ediyorsanız bu yazımız tam size göre. Hadi gelin birlikte bu korkunç yerlere gidip oralardaki tehlikeleri öğrenelim.

En Sıcak Tehlikeli Bölgeler; Ölüm Vadisi, California

Ölüm Vadisi-California
Ölüm Vadisi-California

Ölüm Vadisi’nin en sıcak günlerinden birinde dışarı çıkacak olsanız terlediğinizi hissetmezsiniz. Çünkü burada insan teri vücudundan anında buharlaşır. Kaliforniya ve Nevada sınırı boyunca uzanan bir çöl vadisi olan Ölüm Vadisi gerçekten tehlikeli bölgelerin sınıflandırılması açısından önemlidir. Bölgeyi çevreleyen yüksek sıradağlar yaz mevsimi boyunca yoğun sıcağı hapseder. Burada yılda 5 santimetreden daha az yağmur yağar. Bu nedenle zemin hızla ısınır.

Dağların arasında yüksek sıcaklıklar ortaya çıkar. Bu vadide gölgede hava sıcaklığı genellikle 49 derece civarındadır. Dünyada kaydedilen en büyük sıcaklık rekoru da bu bölgeye aittir. Bu rekor ise 57 derece ile ölüm vadisine aittir. Bu rekor 10 Temmuz 1913 yılında Furnace Creek’de gerçekleşmiştir. Dünyanın bu bölgesi sıcaktan korkanlar için gerçekten de tehlikeli bölgeler arasında yer almaktadır.

Dünyanın değişen iklimi daha yüksek sıcaklıklar ürettikçe Ölüm Vadisi’nin bazı sakinlerinin klimalı evlere geçmek zorunda kalmışlardır. Adının aksine Ölüm Vadisi’nde yaşam da vardır. Burada yaşayan en yaygın hayvanlardan biri Road Runner kuşlarıdır ve bu kuşlar yüksek vücut sıcaklıklarına sahiptir.  Bu yüzden tehlikeli bölgeler içinde bile yaşayabilirler. Bu kuşların vücut sıcaklıkları 40 santigrat derece olduğu için yoğun sıcaklık biyolojilerini çok fazla etkilemiyor.

Tehlikeli Bölgeler Arasında Bir Kutup; Antarktika

Antarktika
Antarktika

Antarktika topraklarına doğrudan güneş ışığı çok az vurur. Bu yüzden bu kıta insan derisini dakikalar içerisinde donduracak kadar düşük sıcaklıklara ulaşabilir. Bu durumda kıtayı en tehlikeli bölgeler arasına sokmaktadır.  Kıta, dünyanın en soğuk noktalarına ev sahipliği yapıyor. Bu durumda kıta üzerinde 5 farklı nokta oluşturuyor. İsterseniz gelin bu 5 soğuk bölgeye birlikte bakalım.

İlk olarak Doğu Antarktika Platosu’nu ele alalım. -94 derece ile bu bölge en soğuk ve tehlikeli bölgeler içerisinde ilk sırada geliyor. Antarktika’nın bu bölgesinde insan vücudu sadece 2 dakika dışarıda kalsa soğuk yanığına maruz kalıyor.  İki numara Vostok İstasyonu. Bu bölge -89 derece ile dünyadaki güvenilir yöntemlerle ölçülmüş en düşük sıcaklığa ev sahipliği yapıyor.

3 numara -82,8 derece ile Amundsend İstasyonu bulunuyor. Bu bölge yaz döneminde 6 ay boyunca güneş ışığı alıyor. Kış Döneminde ise 6 ay boyunca güneş görmüyor. Bu yüzden bilim insanları bu gibi tehlikeli bölgelerden geçiş yaparken çok dikkat ediyorlar. Dört numarada Dome Fuji bölgesi bulunuyor. Bölge -93,3 derece sıcaklığı barındırıyor. Bu durumda burada ölçülmüş en düşük sıcaklık olarak karşımıza çıkıyor.

Antarktika’da bulunan bir Japon araştırma istasyonu olan Dome Fuji’nin bulunduğu bölgeye yağış düştüğünde su yere ulaşmadan önce buz kristallerine dönüşüyor. Antarktika için sıraladığımız tehlikeli bölgeler listemizin beş numarasında Dome Argos bulunuyor. Bu bölgede diğerlerinden farksız olarak -82,5 derece sıcaklığa sahip. Ayrıca bölge bir buz kubbesi olması ve konumu nedeniyle genelde erişilemez kutup olarak adlandırılıyor.

Ölümcül Güzellik Danakil Çöküntüsü; Afar, Etiyopya

Danakil Çöküntüsü Afar, Etiyopya Ateş Çukuru
Danakil Çöküntüsü Afar, Etiyopya Ateş Çukuru

Danakill çöküntüsünün canlı manzarası soyut bir ressamın elinden çıkmış bir tabloya benziyor. Güneş, durgun yeşil sulardan çıkıntı yapan kırmızı renkli kayalara süsleyen parlak ışımalara neden oluyor. Burası büyüleyici ancak tehlikeli bölgeler arasında yer alan bir bölge. Çünkü burada ölüm suları yer alıyor. Deniz seviyesinin 125 metre altındaki bölgede yüksek izotermal aktivite de var. Ayrıca dünyanın derinliklerinden gelen elementlerden oluşan etkileyici bir koleksiyon da burada bulunmakta.

Bu iki faktör bölgeye,  gökkuşağı renklerine sahip bir görünüm sağlıyor. Kızılkayalar, yüksek miktarda demir oksitten, sarı tortular bir dizi sülfattan oluşuyor. Suya mavi yeşil rengini veren ise, bakır sülfatlar. Bu buharlı kaynakların üzerinde klor ve sülfür buharı, bulutları zehirli bir sis oluşturuyor. Bu durumda bölgeyi gerçekten tehlikeli bölgeler arasında sokuyor. Çünkü burada sular,  suyun sıcaklığı kaynama noktasına kadar yükselebiliyor.

Dünyanın en sıcak ve en kurak bölgelerinden birinde bulunan bu uçucu kimyasallara rağmen Danakil Çöküntüsünde’ de yaşam var. Burada bazı ekstremofiller yani yaşama uygun olmayan ortamlarda yaşayan organizmalar bulunabiliyor. Peki ama olağanüstü tuzlu havuzların, otomobil akülerinin içindeki asitten daha aksilik olduğu bu topraklarda ne yaşıyor? Bu açıdan bile bölge tehlikeli bölgeler arasında farklılık gösteriyor.

Burada biri tuz kaynaklarında diğeri de yakındaki göllerde yaşayan İki tür bakteri vardır. Bu bakteriler bilim insanları tarafından yaşam için elverişsiz olan bir ortamda yaşamaya uyum sağladıkları için poliekstramofiller olarak sınıflandırılmışlardır. Bu durumda tehlikeli bölgeler sınıfında yer alan bu bölgede başka bir hayvanın yaşamasını engellemektedir. Çünkü bölgenin suları gibi burada yaşayan bakterilerde etraflarına zehir saçmaktadır.

Tehlikeli Bölgeler İçinde Bir Kimyasal; Pripyat, Ukrayna

Pripyat, Ukrayna
Pripyat, Ukrayna

Çernobil Nükleer Santrali 26 Nisan 1986’da patladığında ortaya bir radyoaktif serpinti çıkmıştır. Bu serpinti, tehlikeli bölgeler listesine adını yazdırmış ve maruz kalan bir kişiyi 1 dakikadan biraz daha uzun bir sürede öldürmüştür. Bu, dünyanın gördüğü en kötü nükleer felaketti. Ayrıca yaşama verilen zarar çok büyük boyutlardaydı. Aslında radyoaktif bulutlar, İsveç kadar uzak noktalardan bile görülebiliyordu.

Felaketin boyutlarını dünyadan gizlemeye çalışan Sovyetler Birliği sonunda resmi bir dışlama bölgesi oluşturmuştur. Bu dışlama bölgesi içerisinde bulunan ölümcül radyasyon seviyeleri nedeniyle bölgedeki herkesi tahliye etmişlerdi. Bu durum bölgenin radyasyon açısından tehlikeli bölgeler içerisinde girmesine neden olmuştur. Bölge, 49.000 kişilik nüfusun tamamına tahliye edilmesiyle bir gecede hayale şehre dönüşmüştü.

Radyasyonun büyüklüğü ise yakındaki Pripyat şehri de dahil olmak üzere 30 kilometrelik bir yarıçapa sahipti. Radyoaktivite seviyesi doğal olarak azalıyor. Ancak durum böyle olsa bile bölgede hala çok sayıda tehlikeli nokta bulunuyor. Durum böyle olunca da bölge,  tehlikeli bölgeler listesine adını üst sıralardan yazdırıyor. 

Bu noktalarda erişimi kısıtlayan güvenlik görevlileri radyasyona maruz kalıyorlar. Ancak sonrasında iyileşmek için bölgeden uzakta 15 gün geçirmeleri gerekiyor. Yani bölge sadece 15 gün çalışabiliyor. Dışlama bölgesindeki yüksek radyasyon seviyeleri 300 yıl boyunca varlığını sürdürecek. Bu yüzden bu tehlikeli bölgeler varlığını bir o kadar daha devam ettirecek. Ancak insanların yaşamadığı yerlerde hayvanlar ve bitkiler görülebiliyor.

Tehlikeli Bölgeler Arasında Bir Cehennem Kapısı; Pamukkale, Denizli, Türkiye

 Pamukkale, Denizli, Türkiye
Pamukkale, Denizli, Türkiye

2000 yıl önce Hiyerapolis antik kentinde yaşayan Romalılar bir mağara keşfettiler. Bu mağara,  girişine yaklaştıklarında küçük kuşlardan büyük memelilere kadar her şeyin düşüp ölmesine neden oluyordu. Bu ölümcül mağaranın ardındaki bilim o zamanlar bilinmiyordu. Bu nedenle antik Romalılar mağaranın yeraltı tanrısının ölümcül nefesini püskürttüğüne inandı.

Bu durum mağaranın tehlikeli bölgeler arasında yer almasını sağladı. Böylelikle mağaranın üzerine bir tapınak inşa edildi. Bu bölge ziyaretçi akınına uğradı. Bilim insanları bu mağaranın derinliklerinde yer kabuğunda bir çatlak olduğunu keşfettiler. Bu durumda mağaranın dar ağzından zehirleyici yoğunlukta karbondioksit gazı salınmasına neden oluyordu.

Özellikle bu mağaranın girişinde karbondioksit seviyesi yüzde 4 ila yüzde 53 arasındadır. Mağaranın daha derin noktalarında ise yüzde 91’e kadar çıkıyor. Bu yüzden Türkiye’de yer alan bu mağara dünya çapında da tehlikeli bölgeler arasında yer almaktadır. Karbondioksit gazının yüzde 7’nin biraz üzerindeki yoğunlukları bir insanı bayıltabiliyor. Dahası bu mağara oksijen eksikliği nedeniyle bir insanı öldürebiliyor.

Tehlikeli Bölgeler İçerisinde Zehirli Bir E-Atık Sahası; Accra, Gana

E-Atık Sahası; Accra, Gana
E-Atık Sahası; Accra, Gana

Gana’daki bu sulak alan eskiden bir tatlı su kaynağıydı. Büyükbaş hayvanların otlaması için açık bir alana ve Accra’daki en büyük gıda pazarlarından birini ev sahipliği yapıyordu. Ayrıda burası tehlikeli bölgeler arasında sayılmasından önce yemyeşil bir araziydi. Ancak 2000 yılından bu yana burası yasadışı olarak elektronik atık boşaltan gemilerin zulmüne uğradı. Bu durumda toprağın, suyun ve havanın zehirli kimyasallarla ciddi şekilde kirlenmesini yol açtı.

Atılan elektronik ekipmanlardan çevreye berilyum, civa ve kadmiyum gibi metaller sızıyor. Yerel halkın bir kısmı bu çöplükteki değerli metalleri satmak amacıyla elektronik eşyaları söküp yakıyor. Bu son derece tehlikeli işin sağlık üzerinde çok zararlı etkileri bulunuyor. Bu yüzdende bölge, dünyadaki benzer tehlikeli bölgeler arasında ilk sırada yer alıyor. Benzer şekilde bölgede yaşayanların gıda üretmek için bu zehirli ortamı kullanmaktan başka seçenekleri bulunmuyor.

Ancak ortaya çıkan ürünler de aynı derecede ölümcül olabiliyor. Bu bölgede yetişen bir tavuktan çıkan yumurtadaki klorlu dioksin seviyesi ne yazık ki vasat durumda. Çünkü bu miktar, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin belirlediği maksimum değeri 220 kat aşıyor. Bu durumda bölgenin gerçekten de neden tehlikeli bölgeler arasında gösterildiğini gösteriyor.

Dünya Fay Hattı Haritası, Ateş Çemberi; Pasifik Kıyısı

Ateş Çemberi; Pasifik Kıyısı
Ateş Çemberi; Pasifik Kıyısı

Tektonik levhalar gezegenimizin yüzeyine dev bir yapboz gibi kaplıyor. Yer kabuğunun bu 17 büyük parçası bir harita üzerinde düzgün bir şekilde birbirine uyuyor gibi görünüyor. Ancak devasa levhalar Sürekli hareket ediyor. Ayrıca iki komşu levha birbirine sürtündüğünde gerçekte bu kadar mükemmel bir şekilde oturmuyorlar. Bu durumda dünyadaki en tehlikeli bölgeler arasında bir yeri ön plana çıkarıyor.

İki levha çarpıştığında, birbirinden ayrıldığında ya da birbirinin yanından geçtiğinde depremler ve yanardağ patlamaları meydana geliyor. Bu durum tehlikeli deprem bölgeleri 2023 sıralaması açısından da öne çıkıyor. Çünkü sarsılan 2 levha 96 kilometrelik bir hat boyunca dalgalanan titreşimler gönderebiliyor.

Ayrılan iki levha magmanın sızması için bir açıklık oluşturabiliyor. Ateş Çemberi, Pasifik Okyanusu’ndaki birkaç tektonik levhayı çevreleyen sınıra verilen isim. Bu plakaların hareketi dünyadaki depremlerin ve volkanik patlamaların çoğunu tetikliyor. Bu durumda bu bölgeyi tehlikeli bölgeler arasında üst sıralara taşıyor. Ateş Çemberi olarak adlandırılan bu hattın üzerine toplamda 452 yanardağ bulunuyor. Bu arada dünyadaki depremlerin yüzde 90’ı bu bölgede meydana geliyor.

Felaket Bölgeleri; Dünya Fay Hatları Nerelerde?

Bu başlığımız altında özellikle Dünya’da Ateş Çemberi olarak isimlendirilen bölge içerisinde yaşanmış felaketlere bakacağız. İşte Ateş Çemberi’nde yaşanmış en büyük doğal felaketlerden bazıları. Hazırsanız Dünya’nın en tehlikeli bölgeler listesi içindeki yerlere bir göz atalım. İlk olarak Tambura Dağı ile başlayabiliriz. Bu aktif Volkan 1815 yılında patladığında 80.000 kişinin ölümüne neden oldu. Ayrıca en ölümcül volkanik patlama olarak tarihe geçti.

İki numarada kKrakatoa Volkanı var. Krakatoa, 37 metrelik bir tsunamiyi tetikleyen ve 36.000 kişinin ölümüne neden olan 1883’teki bir patlama. O tarihte bu yana da Dünya’nın en tehlikeli bölgeler listesinde bulunuyor. Volkanın patlamasından bu yana ada, 460 metre yükseldi. Bilim insanları yakın gelecekte büyük bir patlama daha olacağını tahmin ediyor.

Listenin üç numarasında Ruiz Dağı var. Kolombiya’daki bu volkan, 1985 yılında iki kez patladı ve iki çamur kaymasına neden oldu. Yakınlardaki Armero ve Chinchina kasabaları sular altında kaldı. Dört numarada Valdivia var. 20 yüzyılın en büyük volkan patlaması 1960 yılında burada gerçekleşti. Bu durumda bu bölgeyi tehlikeli bölgeler listemize soktu. Patlama sonucunda meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki deprem Şili’de birçok kentin yıkılmasına neden oldu.

Listemizin beş numarası büyük Alaska depremi. Bu deprem 27 Mart 1964 tarihinde Ateş Çemberi’nin bu bölgesinde 9,2 büyüklüğüne bir sarsıntı yarattı. Bu deprem tehlikeli bölgeler arasında belki de en ölümcül olanıydı. Bu deprem kıyı şeridinin bazı bölgelerinin kalıcı olarak dokuz metre kadar yükselmesine neden oldu.

Diğer Konu Başlıkları

adem

Adem Keleş 1982 Trabzon Doğumludur. 1999 yılından bu güne İstanbul, Kartal da ikamet etmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu