Bilgi

Deneysel Felsefe ve Geleneksel Felsefe

Felsefenin insan zihninin nasıl çalıştığına dair sorular ve soruşturmalar uzun yıllar boyunca zihinlerde soru işareti olarak kalmıştır. Felsefe ile ilgilenen kişiler geleneksel bağlamda tarih, siyaset, psikoloji gibi alanları birbirinden ayrı tutulması söz konusu değildir görüşünü savunmuşlardır.

Fakat deneysel felsefe bu görüşü canlandıracak ve çağlar öncesi insanların nasıl düşündükleri ile ilgilenecektir. İçerisinde çağdaş felsefe içerisine yayılmış olan ve Avrupa Amerika da popüler disiplin haline gelen bir felsefi akımdır. Genel anlamıyla iki temel sebep içermektedir.

Geleneksel felsefe kişinin düşüncesinin temel yapı taşını oluşturur ve diğer disiplinler için bir temel oluşturur. Geleneksel felsefe ve metodolojik yani bilişsel ve sosyal bilimler metodolojisini kullanarak sadece filozoflara atfedilen değil günlük yaşamdan sıradan insanların da felsefi yargılarını deneysel açıdan yürütmeyi sürdürür.

Geleneksel felsefi yöntemlerde filozoflar durumu tanımlamak üzerine konuşmak ve varsayımlar öne sürmektedir. Deneysel felsefenin araştırılmasını nedenlerinden felsefi yargılara ne denli güvenilmesi gerektiğini tartışmaktır. Deneyler büyük önem taşımaktadır çünkü aynı fikirde olmayan bir grup filozoflar aynı değer yargılarını paylaşıyorlar ise ortaya “folk intuittion ” yani halk yargısı kavramı çıkmaktadır.  Ve bu kavram anlaşmazlıkların giderilmesi ve ortadan kaldırılması açısından yardımcı olmaktadır.

Deneysel felsefe ampirik yöntemleri kullanmaktadır bunlara örnek olarak anketler deneyler ve gözlemler olarak adlandırılmaktadır. Kişilerin belirlenmiş felsefi sorunlar üzerinde yargılarını araştırması bakımından bir çok alanda kişilerin sezgi ve yöntemlerini anlamlandırmayı amaçlar ve filozoflar bu yöntemler sayesinde deneysel felsefe alanına derin anlamlar geliştirmeyi hedefler.

Deneysel felsefenin temel konuları arasında birçok alan vardır. Bunlar ; epistemoloji , Dil felsefesi gibi alanları da içerisinde barındırmaktadır.  Epistemoloji bilgiye ve inanca dayalı kişilerin ne düşündüğünü araştırıp incelerken dil felsefesi ise kişinin dili ve doğasını anlamada kelimelerin ne ifade ettiğini ve insanlara nasıl anlaşıldığı üzerine ampirik çalışmalar üzerine yoğunlaşır.

Yargılar üzerine bazı dışsal etkenler vardır bunlar ; kültür, cinsiyet ,dil ve yaş gibi etkenlerdendir. Filozoflar çalışmalarını sosyal bilimler alanında uzman araştırmacılar ile beraber yürüterek devam etmişlerdir.  Tarihsel bağlamda felsefe , insan doğasını ele alırken bilimsel çalışmalar ile de ilgilenmiştir. Deneysel Felsefe ve araştırmacılar asıl olarak deneysel yöntemler sayesinde geleneksel analitik felsefeye dair yargıların köklerine ışık tutmaktadır. 

Geleneksel felsefeyi deneysel felsefeden ayıran en ayrıştırıcı nokta deneydir.  Yani geleneksel felsefe deney yöntemini kullanmamaktadır. Deneysel felsefi düşüncenin temele aldığı unsur ise analitik felsefe metodolojisinin sorgulanabilir olmasıdır.

DENEYSEL FELSEFENİN YÖNTEMLERİ

Deneysel felsefe yöntem ve tekniklerinin bir diğeri ise gözlem ve vaka çalışmalarıdır. Filozoflar kişinin doğal ortamında davranışlarını gözlemlemek bilgi toplanmaktadır.  Deneyler ise psikolojik deneyler gibi kişinin felsefe kavramlar üzerinde ne düşündüğüne dair bilgi verir.

Deneysel felsefe üzerine yapılan çalışmalar problemleri çözmeye odaklanmış ve örneğin “intution driven romanticism” yani “yargı güdümlü romantizm” metodolojisini sorgulamaya yönelik veriler ve çalışmalar sağlamıştır.  Çalışmaların sonucunda tutarsızlıklar değil felsefenin üretken olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır

DENEYSEL FELSEFE İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Örneğin Trolley Problemi olarak adlandırdığımız etik ikilemler üzerine kullanılan düşünce denebilir. Başka bir örnek olarak ahlaki ikilemler ve duygusal tepkiler kişilerin ahlaki ikilemlere vermiş oldukları duygusal tepkileri ve süreçleri ölçmektedir. Deneysel felsefede felsefi sorunların ortaya atılan teorilerin test edilmesini ve buna uygun olarak uyumlu olduğunu gösterme çabasındadır.

DENEYSEL FELSEFE ALANINDA CALISMA YAPMIS OLAN BAZI FİLOZOFLAR

Bu alanda çalışma yapmış bazı filozoflar; Joshua Knobe , Shaun Nichols, Edouard Machery, Fiery Cushman, Thomas Nadelhoffer, Johathan Haidt gibi isimlerdir. Bu filozofların yapmış oldukları çalışmalar deneysel felsefe↗️ ve geleneksel felsefe açısından soruları toplumun sezgilerini ve yargı değerlerini araştırmayı amaçlamıştır.

BİLGELİK VE FELSEFE

bilgelik
bilgelik

Bilgelik ve felsefe , kişinin hayatında derin anlamların olduğu, iyi ve doğru olan şeylerin arayışını yansıtır. Bilgelik, bilgiden çok daha fazla derin bir anlayışı ifade etmektedir. Kişinin bilge olması için yalnızca bilgiyi taşıması değil o bilgiyi yerinde kullanması gereklidir. Bilgelik üzerine temel belirli özellikler vardır. Bunlar;  Doğru kararlar, derin anlam ve anlayış, etik ve ahlak anlayışı ve deneyime ihtiyaç vardır.

Bilge kişiler bilgiyi doğru bir şekilde ve doğru bir zamanda yani yerinde kullanarak daha iyi kararlar almaktadırlar. Bu işe bilge kişinin yaşamında herhangi bir sorun ile karşılaştığında sorunun çözümünde etkili rol oynamaktadır. Derin anlam ve arayış içerisinde olan bilge kişi üzerine düşünülmüş kararlar alır. Bilge kişi hayattaki etik değerlere bağlı olan kişidir ve yaşamdan deneyimleri üzerine kararlar alır ve uygular. 

Bu iki kavram ne kadar birbirinden farklı bilgi gibi görünmeden birbirlerine hizmet etmektedir. Bilgelik tarihsel bakımdan felsefenin öncesinde görülen bir kavramdır ve felsefenin ortaya çıkışına katkıda bulunan bir kavramdır. Bilgelik, toplum düzenine ve insan ilişkilerine dair konuları desteklemektedir. Felsefe evren, bilgi, sanat, ahlak, bilim vb. konulara ilişkin sorular sorarken Felsefe ile doğru bilgiye ulaşmayı amaçlamıştır.

Felsefe , metafizik sayesinde hayatın amacını araştırmaya yönelik katkı sağlar. Bu her iki kavram kişinin yaşamında derin anlamları arayan kavramlardır. Felsefi düşünceler bilgeliği desteklemektedir. Bilgelik ve felsefe anlayışı sorunlara çözüm olduğundan dolayı ve  geçmişten günümüze değin yasamin ve doğruluğun ölçüsü olarak kabul edilmiştir ve bu geleneğe bağlı kalınmıştır. Bilgelikte geleneksel değerler savunulmuştur ve “asıl hakikat kökendedir” anlayışı hakim olmuştur.

Bilgelikte menekşe olmak ve geleneksel değerlerin tutulması gereklidir ve bu bakımdan insanlara örnek olma gibi durumlar söz konusudur. Bilgeler yaşamları boyunca edindikleri bilgi ve tecrübeleri kişilere sunmuşlardır. Erdemin bir göstergesi olarak kabul edilen bilgeler bu tür sorumluluklara sahip olduklarından dolayı insanlar için önemli kişiler olmuşlardır ve bu özellikleri ile kişilerce değerli kılınmıştır.

BİGELİK VE FELSEFENİN KONULARI

Bilgeliğin ve felsefenin amaçları birbiri ile paraleldir. Bu iki kavramda toplum sorunlarıyla ilgilenmiştir ve hakikati aramıştır. Bilgelik, efsane temelli bir düşünceye dayananırken köken kavramı, her şeyin başlangıcı ve nedeni anlamında hakikat kavramı önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Felsefede de kökene ilişkin bilgi anlamında hakikati elde etme çabası vardır. Bilgelik ve felsefe, bu çabada ortak olmakla birlikte, izledikleri yöntemler bakımından farklılık göstermektedirler.

BİLGELİK VE FELSEYİ BİRBİRİNDEN AYIRAN UNSURLAR

Sık sık birlikte değinilmesine karşılık birbirinden ayrılan özellikleri ile Bilgelik kavramı, deneyim, uygulamalı bilgi, ahlaki değerler, deneyim analizi ,kavramsal netlik gibi kavramlar ile birbirinden ayrılmaktadır. Bilge kişinin sözleri ve eylemleri ‘’hakikat’’ olarak kabul edilmektedir ve sorgulanmamakta ve topluma yön vermektedir.

Filozof ise kendinden önce oluşturulan bilgiye sorgulayıcı ve şüpheci bir tavırla yaklaşarak kendi hakikat denemesini yapmaktadır. Bilgelikte hakikat zaten bilinmektedir, felsefede ise hakikati yeniden kurma çabası vardır. Bilgelik ve felsefe kişinin hayatı üzerine derin düşüncelere girmesini sağlarken Bilgelik ise disiplinler arası görüşleri ve ilişkileri incelenmektedir.

ANTİK YUNAN DÜNYASINDA BİLGELİK

Antik Yunan’da Platon eserlerinde bilgilere yani filozoflara bilgelik, ölçülü olma ve doğruluk gibi kavramları atfetmiştir. Diğer bir filozof Aristoteles’e göre ise “Bilgelik, bilgiye bağlıdır” demiştir. Yunan düşüncesinde filozoflar ve sofistler arasında Bilgelik kavramı ile alakalı bir ayrım vardır. Filozoflar bilge olmayı ahlak, sağduyunun gelenek içerisinde topluma yararlı olan kişiler olarak bakarken sofistler ise her konuda öğretmenlik yapan kişiler olarak adlandırmışlardır.

İSLAM DÜNYASINDA BİLGELİK

İslam Dünyasında Bilgelik üzerine el Katip, bir eserinde  Bilgelik ve hikmetin her şeyin başı olduğunu belirtmiştir. Farabi ise mutluluğun bilgisi ile ilişkilendirmiştir. Yani, mutluluğu bir amaç olarak temellendiren insanlar için “hayal ederek amaç edinmek” kavramını kullanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Deneysel Felsefe, Geleneksel Felsefe, Bilgelik ve Felsefe, Bilgelik, Filozof, Antik Yunan, İslam Dünyası, Felsefe

adem

Adem Keleş 1982 Trabzon Doğumludur. 1999 yılından bu güne İstanbul, Kartal da ikamet etmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu