Bilgi

Çocukların Yalan Küfür ve Öfke Sorunlarına Yaklaşım

Yalan söyleyen çocuğa nasıl yaklaşılır, Küfür eden çocuğa nasıl yaklaşılır, Neden küfür ederler? Çocuklara öfke kontrolü nasıl kazandırılır

Çocukların yalan küfür ve öfke sorunlarına yaklaşım, Yalan söyleyen çocuğa nasıl yaklaşılır, Küfür eden çocuğa nasıl yaklaşılır, Çocuklar neden küfür ederler? Çocuklara öfke kontrolü nasıl kazandırılır. Çocukların yalan söyleme nedenleri. Tüm bu soruların cevapları makalemizde.

Yalan Nedir: Gizlenen gerçeğin yerine asılsız bilgi koyarak karşı tarafı bilerek aldatmaya yönelik davranışa yalan denir. Çocuklar yalanı karşı tarafı aldatmak için söylemez.

1- HAYAL ÜRÜNÜ YALANLAR: 3 yaşına kadar çocuklar gerçek ile hayali ayırt edemezler. Dikkat çekmek için abartılı uydurmalar yapar. Bu davranış 5 yaşına kadar devam eder. Çocuğun oyuncak ayısının koşarak dolabın arkasına saklandığını söylemesi bir yalan değil hayal ürünüdür.

2- İHTİYACA YÖNELİK YALANLAR: 5 yaş altı çocuklar ihtiyaçlarını gidermek için duygu sömürü yaparlar. İlgi bekleyen çocuk ateşim çıktı diyerek kendisine olan ilginin artmasını isterler. Burada çocuğun amacı aldatmak değil ilgi görmektir. Anne ve babalar çocuklardan gelen mesajı iyi yorumlarsa çocuklar yalan söylemeye ihtiyaç duymaz. Çocuğunuz parka gitmek istediğinde siz işim var deyip alışveriş merkezine gezmeye giderseniz çocukta kendi öncelikleri için yalan söylemenin normal olduğunu düşünmeye başlar.

3- PATOLOJİK YALANLAR: Dürtü kontrol bozukluğu olan bireylerin söylediği aykırı yalanlardır. Bu yalanlar amaçsız ve gerekçesiz söylenir. Amcası tarafından sürekli aşağılanan bir çocuğa amcasını sorduğunuzda onun öldüğünü söylemesi patolojik yalandır. Bu yalanı tetikleyen duygu çocuğun amcasının varlığından rahatsız olmasıdır. Patolojik yalanlar reddetmek, istememek gibi duyguların eseridir. Patolojik yalanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi problemlerden kaynaklanır. Bu tür çocuklar düşünmeden hareket eder ve konuşurlar. Söyledikleri yalanın sonucunu ve sebebini düşünmeden söylerler.

Kendini Korumaya Yönelik Yalanlar: Yaptığı yanlışı itiraf ettiğinde aşırı tepki alacağını, cezalandırılacağını düşünen bireyler kendini güvence altına almak için yalan söyler. Yaptıklarının dışında yapamadıkları görevler için de gelecek tepkilerden korunmak için yalan söylerler. Sürekli şiddet gören çocuklar korktuğu için yalana çok sık başvurur. Bu durumda aileye yalan söylemek bir tür savunma mekanizmasına dönüşür. Hatanın sonucuna katlanmaktansa yalan söylemek çocuğa daha kolay gelir.

Çocukların Yalan Küfür ve Öfke Sorunlarına Yaklaşım
YALAN SÖYLEYEN ÇOCUK

Hayranlık Verici Yalanlar: İtibar görmek isteyen çocuklar yalan söyleyerek kendisinde olmayan vasıflarla bir şeyler yaptığını öne sürerler. Yüksek beceri gerektiren işlerde çeşitli başarı hikayeleri uydururlar. Bunun en önemli nedeni çocuktaki özgüven eksikliğidir. Kendini yetersiz gören çocuklar kendini yüceltmek için yalan söyler.

Alışkanlık Ürünü Yalanlar: Sürekli yalan söyleyen, yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren kişilerin söylediği yalanlardır. Bir kişinin alışkanlık sonucu yalana başvurduğunu söyleyebilmek için kişinin belli bir olgunluğa ulaşmış, yalan ile dürüstlük arasındaki farkı anlamış olması gerekir. Alışkanlık ürünü yalanlar kendi çıkarını korumak adına bencilce ve sürekli tekrar eden aldatıcı söylemlerdir. Bu yalanlar çocukluk boyutunu aşmış ve masumluğunu kaybetmiştir. Kişinin neden bu yalana başvurduğunu iyi analiz etmek gerekir.

MÜKEMMELLİYETÇİ OLMAYIN: Çocuklar başarısızlıklarını bir bahane ile veya iftira ile başkasına fatura eder. Bu davranışın nedeni aile baskısıdır. Anne ve baba olarak mükemmeliyetçi olmaktan vazgeçtiğinizde çocuğunuz size yalan söyleme gereği duymayacaktır. Çocuğa koşulsuz sevginizi hissettirin. Çocuğunuzu bir başkası ile kıyaslamayın. Çocuğunuza olan sevginizin başarı ve başarısızlıkla ilgili olmadığını çocuğunuza hissettirin.

OLUMSUZ DAVRANIŞA DEĞİL OLUMLU DAVRANIŞA YÖNELİN: Çocuğunuz yaptığını gizliyor, sorulduğu zaman yapmamış gibi davranıyorsa çocuğunuz kendini tehdit altında hissediyordur. Tutucu, baskıcı ve tehditkar olmaktan vazgeçerseniz çocuğunuz yalan söylemekten vazgeçecektir. Olumsuz davranışı sonucunda nasıl ceza vereceğinizi değil olumlu davranışlar sergilediği zaman neler kazanacağından bahsedin. Okuldan eve gelirken gecikirsen kulağını çekerim demek yerine okuldan eve gelirken oyalanma, geç kalırsan seni çok merak ederim. Her gün zamanında evde olarak beni mutlu ediyorsun demelisiniz.

ÇOCUĞUNUZLA İLGİLENİN: Çocuklarınızı ilgisiz bırakmayın. Aileden ilgi görmeyen çocuklar yalan söylemeye meyillidir. Çocuğunuz zihinsel becerilerini etkin olarak kullanırsa, taktir edilirse, başarma duygusunu yaşarsa, kendi zeka potansiyelini keşfederse her ortamda kendini rahat ifade eder. İtibar kazanma ve benzeri amaçlarla yalan söylemeye ihtiyaç duymaz.

YANLIŞ SIRDAŞLIK KURMAYIN: Çocuklarınızı kendi yalanlarınıza alet etmeyin. Hamburger yememesi gereken çocuğa hamburger alıp annen sorarsa sana hamburger aldığımı söyleme gibi yanlış sırdaşlık kurmayın. Bu durum karşısında çocuk demek ki bazen yaşan söylemek gerekiyor düşüncesiyle yalanı zihninde normalleştirir.

POLİS GİBİ SORGUYA ÇEKMEYİN: Çocuğun yalanını yakaladığınız zaman saatlerce sorguya çekmeyin. İyi bir dinleyici olup davranışın size neler hissettirdiğini samimi bir şekilde anlatın. İtiraf ettiğinde şiddetli sorguyla karşılaşacağını bilmek, yalanı sürdürme konusunda çocuğu baskı altında tutar.

ŞİDDET UYGULAMAYIN: Öfkelenmek, bağırmak, dövmek ve şiddet uygulamak asla çözüm değildir. Fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalan çocuklar kendini güvence altına almak için hatalarını gizlemek için yalanlar söyler.

ÇOCUĞUNUZA GÜVENİN: Anne ve babasının kendisine güvenmediğini düşünen çocuk annem ve babam bana zaten güvenmiyor diyerek sürekli yalan söyleyecektir. Çocuklarınıza güvendiğinizi sözlü olarak ifade edip ona hissettirin.

MAHREMİYETİNE SAYGI DUYUN: Özellikle ergenlik döneminde çocuğa neden duş aldığını sorduğunuzda mahremiyetini gizlemek, utanmamak için size yalan söyleyecektir. Gereksiz ve aşırı sorgulamalar çocuğu yalan söylemeye iter.

ÇOCUĞUNUZA YALANCI DEMEYİN: Çocuğu etiketlemek onu incitir ve hayatı boyunca taşıyacağı sıfatlar yüklemiş olursunuz. Yalancı dediğiniz çocuk kendisinin yalancı olduğuna inanır ve buna uygun davranışlar sergiler.

Çocuklarda küfür davranışını engellemek için çocukların neden küfür ettiğini anlamanız gerekir. Ceza vermek, küsmek, kızmak çözüm olmaz. Çocuğun neden küfür ettiği ve küfrü nerden öğrendiği önemlidir. Bu yanıtları bulursanız küfür etmesini daha kolay engellersiniz. Karşı tarafa olan kızgınlığımızı, öfkemizi, aşağılamamızı belirtmek için kullandığımız kelimeler karşıdaki insanı kızdırır. Sözler ile karşı tarafın zor duruma düşmesini dileriz. Cinsel içerikli konuşmalar da bir nevi küfür kabul edilir. Kişiliğe yönelik hakaret sözleri de küfür sayılır.

Çocuklar niçin küfür ederler?

Yeterinde ilgi görmeyen çocuklar dikkat çekmek, ilgiyi kendi üstünde toplamak için küfür ederler. Büyüdüğünü göstermek, erişkin dünyasına girdiğini göstermek ve bağımsızlaştıklarını vurgulamak için küfür ederler. Arkadaş gurubuna uyum sağlamak, onların kabulünü kazanmak için küfür ederler. Çocuklar genellikle kızdıklarında ve engellendiklerinde küfür ederler. Duygularını doğru biçimde ifade edemeyen bireyler küfür etmeye daha meyillidir.

Çocukların küfür etmesi engellemek için ne yapılmalı?

Çocukların küfür ermesi mutlaka engellenmelidir. Küfrü engellemek için çocuklara iyi örnek olmak gerekir. Çocuk evden, arkadaşlarından, sokaktan ve okuldan etkilenir. Çocuğun küfür duymasını engelleyin. Küfrün kötü bir şey olduğunu ona açıklayın. Dikkat çekmek için küfür eden çocuğu yok sayıp görmezden gelin. Küfür etmemesi gerektiğini hatırlatın. Duygularını ifade etme yollarını öğretin. Duygularını ifade edecek ortamlar yaratın.

Anne-babalar kötü kelimelerin çıkış yerini bir dedektif gibi takip edip kaynağını bulun. Çocuğu bu kişiden bir süreliğine uzak tutun. Yatmadan önce çocuğa kahramanı kötü söz söyleyen bir çocuk olan hikaye anlatın. Çocuk böylece kullandığı kelimelerin kötü bir söz olduğunu öğrenmiş olur. Çocuğu hikaye kahramanı ile bütünleştirip sakın sen de bu çocuk gibi yapma demeyin. Çocuk, kızgınlık anında hangi kelimeyi kullanacağını bilirse küfür etmekten vazgeçer.

Çocuk yetiştirirken bazen fakında olmadan hata yaparız. Yaptığımız bu hatalar çocuklarımızda özgüven eksikliğine, çocuklarımızın sabırsız ve doyumsuz olmasına neden olur. Çocuklarınız duygusal olarak sizden uzaklaşır. Bu yazı dizimizde çocuk yetiştirirken yapılan sık hataları anlatacağız. Yazı dizimizi, çocuk yetiştirirken bakış açınızı değiştirmek ve sık yapılan hataları yapmanızı önlemek amacıyla hazırladık.

Çocuğun her istediğini yapmasına izin vermek, çocuğun aç kalmaması için zorla yemek yedirmeye çalışmak, çocukları sürekli bir başkası ile kıyaslamak, çocuğu her hatasında sürekli eleştirmek anne ve babaların en sık yaptığı hatalardır.

Kendi ayakları üzerinde duran, başarılı ve toplum için faydalı bireyler yetiştirmek için çabalarız. Çocuk yetiştirmek büyük özveri ve sorumluluk gerektirir.

Çocuk yetiştirirken ailelerin düştükleri temel yanlışlar şunlardır:

Çocuk ne kadar sessiz olursa insanlar tarafından o kadar sevilir. Çocuğun az konuşması, ya da hiç konuşmaması çocuğun ileride kendini ifade etmesini zorlaştırır. Kendini konuşmaya layık olmayan birisi olarak görmeye başlar. Düşüncelerinin değersiz ve önemsiz olduğunu düşünür. Bir süre sonra soru sormayan, merak etmeyen ve hakkını aramayan, her şeyi çabuk kabullenen birisi olur. Bu bireyler erişkinlik döneminde içe dökük, çekingen ve özgüveni eksik bir kişilik yapısına kavuşur.

Çocuk bir hata yaparsa ve laftan anlamıyorsa çocuğa bağırıp kızılmalı ki yaptığının yanlış olduğunu anlayıp bir daha tekrar etmesin. Yapılan yanlış sonrası çocuğa bağırsam ve ses yükseltmek çocukta o davranışın sönmesine neden olur. Davranışın kısa süreli tekrarlanmaması yanlış öğrendiği için değil korktuğu için gelecek tepkilerden kaçındığı için olacaktır. Bu da çocuğun duygusal yönden sizden uzaklaşmasına neden olur.

Ben zor şartlarda büyüdüm çocuğum benim çektiğim sıkıntıları çekmesin. O ne isterse almalıyım. Çocuğa sevgi, ilgi ve değer verme gibi konularda sınırsız olabilirsiniz. Maddi açıdan fazlasını vermek çocuğa iyilik değil kötülük yapmaktır. Her istediğine anında ulaşan bir çocuk sabretmesini bilmeyen, ertelemeyen, beklemeyen, doyumsuz bir karaktere sahip olur. Bu durumda çocuk birçok alanda zorluk yaşar.

Komşunun çocuğu kendi kendine kitap okuyor, odasını topluyor sen eline hiç kitap almıyor, odanı toplamıyorsun. Kıyaslamak çocuğu hırslandırır. Durumdan ders çıkarıp motive olacağını düşünürsünüz. Bu sözlerin çocuğu motive etmediği ortaya çıkmıştır. Çocuk kıyaslandığı kişiye karşı öfke besleyecektir. Kıyaslandığı çocuğu kıskanacak, onu taklit etmeye çalışacak, kendi kimliğini kaybedecek, onun gibi hareket etmeye çalışacaktır. Kendisini yetersiz ve başarısız hissedecektir. Çocuğun kendine olan özgüveni azalacak, yeterli olduğu alanları görmezden gelerek boşvermişçi bir yapıya bürünecektir.

Yaramazlık yaparsan seni polise verir, doktor sana iğne yapar. Şaka yoluyla çocuğu korkutmak doğru değildir. Bu cümleler çocukta travmatik etkilere neden olur. Çocuklar söylediklerinize inanıp polisten ve doktordan korkmaya başlar. Bu mesleklere karşı korku besler.

Çocuğum yemek yemiyor. Her yemesine ödül veririm. Yemeği yerse tabletle telefonla oynayabilir. Çocuklar yemek yediği zaman zayıf düşüp hastalanacak diye düşünürüz. Düşük kiloya sahip olan çocukların annesi kendisini baskı altında hisseder. Çocuğunu aç mı bıraktın, çocuğuna yemek yedirmiyor musun gibi sorulara maruz kalacağını düşünür.

Bu durumda anneler kendini yetersiz hisseder. Bu durumla karşılaşmamak için çocuklarına ısrarla yemek yedirmeye çalışırlar. Bu yaklaşım çocuğa yemek yeme eylemi çocuk beynine acı veren, kriz oluşturan, keyifsiz bir eylemmiş gibi kodlanmasına neden olur. Çocuk her yemek gördüğünde çocuk yemekten tiksinir, yemekten uzaklaşmaya çalışır.

Anne ve babaların çaresiz kaldıkları dönemlerden birisi çocukların öfkeleri ile başa çıkamadıkları andır. İsteği gerçekleşmeyen çocuklar bağırma, ısırma, vurma, kendini yere atma davranışlarını sergiler. Çocuklar hayır cevabını sevmezler. Hayır, cevabı çocukların öfkesini arttırır. Öfkelenen çocuğa öfke ile yaklaşmak doğru değildir.

Kişinin çevresinde gerçekleşen olaylara ve kendisine yönelik tehdide karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Öfke belli bir dozda meşru kabul edilir. Öfke duygusu sosyal çevre ve ebeveyn etkisi ile doyum noktasına ulaşır.

Bebekler öfkelerini ağlayarak, kollarını sallayarak, bacakları ile tekme atarak gösterir. 18. aydan sonra öfke duygusu sinir krizine dönüşür. İfade edici dilin gelişmeye başladığı 2 yaş sonunda öfke duygusu azalır. Birey yetişkinliğe ulaştığında öfkesini kontrol edebilen birey haline gelir.

Öfke aşırı ve sürekli tekrarlandığında zarar verici etkiler oluşturur. Öfke çocuğun kendini ifade etme biçimidir. Öfke, kızgınlık ve saldırganlık içerir. Ara sıra yaşanan öfke duygusu çocuğun kişilik gelişimine hizmet eder.

Öfke Çocuğun En Büyük Silahıdır

Çocuklar dikkat çekmek için öfkesini kullanır. Üzüntü, korku, şaşırma, sevinme gibi temel duygulardan birisi de öfkedir. Öfke yüzde kızarma, kalbin çarpması, ağlama krizleri ile ortaya çıkar. Bebekler doğumla birlikte ihtiyaçlarının ağlama ile giderildiğini, ağlama ile çevreyi harekete geçirdiğini fark eder. İhtiyaçları giderilmediğinde hayal kırıklığı ile tanışır. Bu durumda tek çaresinin ağlamak olduğunu anlar.

1 yaşından itibaren çocuklar öfkelerini göstermeye başlar. Öfkeli davranışları yapmak istediklerini yapamadıkları zaman, çok yoruldukları zaman, acıktıkları zaman, istedikleri şey yapılmadığında, kendini ifade edemediği durumlarda anne ve babasının dikkatini çekmek için sergilerler.

Çocuklar Neden Öfkelenir?

Anne ve baba çocuğun potansiyelini yok sayıp, ona gerçekçi olmayan hedefler koyduğunda, kendisinden istenileni yerine getiremeyen çocuklar öfke krizine girer. Çocuğun inandığı ve değer verdiği bir şeyi önemsememek, küçümsemek ve yok saymak çocukları öfkelendirir.

Çocuklar yaş ve gelişimi ile doğru orantılı olarak enerji depolar. Enerjisi doyum noktasına eriştiği zaman enerjisini boşaltacak meşru bir kaynak arar. Enerjisini boşaltacak bir yer bulamadığı zaman taşkınlık içeren davranışlar sergiler.

Fiziksel, cinsel ve sözel şiddete maruz kalan çocuklar öfke krizi geçirir. Anne ve babasıyla anlaşamayan, sosyal çevresi ile çatışma halinde olan çocuklarda öfke duygusu yoğun yaşanır. Anne ve baba çocuğun düşünce kalıplarını yıkmak istediği zaman öfke nöbetleri ortaya çıkar.

Çocuğun öfkesi ile ne zaman ilgilenilmeli?

Hedefine ulaşamayan çocuk saldırgan davranış sergilerse, basit sorunlara bile artık dürtüsel tepkiler veriyorsa, içsel eğilimi saldırganlığa yöneldiyse, herkese ve her şeye öfkeleniyorsa, akranları ve aile fertleri ile sürekli tartışıyorsa, 4 yaşına geldiği halde hala öfke nöbeti yaşamaya devam ediyorsa, günde 3 den fazla uzun süreli öfke nöbeti yaşıyorsa çocuğa mutlaka müdahale edilmelidir.

Öfke Sorunu Yaşayan Çocuk Karşısında Ne Yapabiliriz?

Çocuk öfke duygusu yaşarken kendini anlayacak, dinleyecek sakin bir yetişkine ihtiyaç duyar. Öfke nöbeti yaşayan çocuğa bağırmak ve kızmak yerine onun yanında yer aldığınızı söylemeli, onu ancak konuşursa anlayabileceğinizi söylemelisiniz. Aksi bir hamle çocuğun negatif ifade yöntemini içselleştirmesine neden olur.

Çocuk sakin olduğu bir dönemde duygularını anlatmasını isteyin. Çocuklar duygu yönetimini anne ve babasından öğrenir. Bu yüzden anne ve baba olarak çocuklara doğru model olmalısınız. Çocuğunuzu medyanın kötü etkilerinden koruyun. Çocuklarınızı gurup halinde oynanan oyunlara teşvik edin. Kazanmak ve kaybetmenin ne olduğunu öğretin. Çocuklarınızı enerjisini boşaltabilecekleri bir spor dalına yönlendirin. Kazanmak ve kaybetmenin kardeş olduğunu her fırsatta dile getirin.

Ağlama nöbeti geçiren çocuğa karşı kararlı olmalısınız. Ağladığı için istediğinizi verirseniz, isteklerini elde etmek için ağlama davranışını kullanmayı alışkanlık haline getirip her istediğini ağlayarak elde etmeye çalışacaktır.

Anne ve baba olarak çocukları stresli ortamlardan uzak tutun. Çocuklar çevresini gözlemleyerek, taklit ederek olumlu ve olumsuz davranışlar kazanır.

Çocukların isteklerinin küçüklükten itibaren yerine getirilmesi, çocuğun şımartılması çocuktaki öfke duygusunu perçinler.

Öfkelenen çocuğa karşı sabır ve anlayış göstermek, sakin olmak gerekir. Böyle davranarak çocuğun sakinleştirebilirsiniz.

Çocuğa ceza vermek doğru değildir. Ceza çocukla ebeveynin arasının açılmasına neden olur. Öfke nöbeti uzun süre devam ediyorsa mutlaka uzmandan yardım almak gerekir.

Kategoriden Benzer Başlıklar

adem

Adem Keleş 1982 Trabzon Doğumludur. 1999 yılından bu güne İstanbul, Kartal da ikamet etmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu