Bilgi

Çocuklara Duygu Aşılama

Çocuklara duygu aşılama meselesi gelişim dönemindeki çocuklar için oldukça mühim konuların başında gelir. Öğretmenimiz Kemal beyin kaleminden yazılmış çocuklara duygu aşılama makalesi sizlerle. İyi okumalar dileriz.

Çocuklarda Merhamet Duygusu Nasıl Gelişir?

İnsanların iyiliğini isteme ve yardım etme arzusuna merhamet denir. Merhamet tüm canlılar için dünyayı güvenilir kılan bir duygudur. İnsanları hassas ve duyarlı hale getirir. İnsanı insan yapan değerler merhamet ve vicdan duygusu ile gelişir. İnsanda var olan merhamet duygusu korunmalı ve geliştirilmelidir.

Çocukların temel ihtiyaçlarını zamanında karşılama, çocuğun anne ve babasıyla sevgiye dayalı iletişim kurması, çocukları zararlı alışkanlıklardan korumak çocukta merhamet ve vicdan duygusunu geliştirir. Merhametli ve şefkatli çocuk yetiştirmek istiyorsanız öncelikle sözleriniz ve davranışlarınızla göstermelisiniz.

Merhamet ve sevgi önce anne ve babada başlar sonra çocuklara yerleşir. Anne ve baba aile bireylerine karşı saygılı, yardımsever, anlayışlı ve sevgi dolu olursa çocuklarda vicdan ve merhamet duygusu gelişir. Çocukları olumsuzluklardan uzak tutmak, güzel örnekler göstermek çocuklarsa merhamet ve vicdan gelişimine katkı sağlar.

Çocukların Merhametli Olması İçin

MERHAMETLİ ÇOCUK
MERHAMETLİ ÇOCUK

Çocuklarınızın merhametli olması için çevrenizdeki komşulara ve insanlara karşı yardımsever olmalısınız. Doğayı, ve hayvanları çocuklara sevdirin. Çocuklara karşılık beklemeden iyilik yapmanın ne kadar ulvi bir davranış olduğunu anlatın. Aile içinde bireyler birbirlerine sevgi dolu davranışlarda bulunarak çocuklara karşı iyi bir model olmalısınız. Sevgi dolu sıcak bir aile ortamında yetişen çocuklar başkalarının duygularına karşı daha duyarlı olurlar.

Uyuyan bir yabancının üstünü örtün. Çocuğunuz yere düştüğü zaman ona kesinlikle bağırmayın. Ona sarılarak acısını hissettiğinizi ona hissettirin. Maddi durumu iyi olmayan insanlara yardım edin. Kıyafetlerinizi, oyuncaklarınızı çocuğunuzla birlikte seçip ihtiyaç sahibine verin. Sofra hazırlama, bulaşık makinesi boşaltma, küçük kardeşle ilgilenme, çöp atma gibi çocuğa evle ilgili görev ve sorumluluk verin.

Davranışların diğer insanları nasıl etkilediğini çocuklarınıza anlatın. Arkadaşlarına zarar verdikleri zaman empati yaparak olayı anlamalarını sağlayın. Çocuğunuzun haksızlık yapmasına müsaade etmeyin. Kurallarınız açık ve net olmalıdır. Çocuklarınızın duygularını anlayıp onlara yardımcı olun. Karşılık beklemeden iyilik yapmanın ne kadar ulvi bir davranış olduğunu çocuğunuza davranışlarınızla ve sözlerinizle ifade edin. Karşılık beklemeden iyilikler yapın. Çocuklar iyi davranış sergiledikleri zaman mutlaka çocukları ödüllendirin.

Çocuklara Paylaşma Duygusunu Aşılama

Paylaşma duygusunu kazanan bireyler arkadaşlık ilişkisi kurarken zorluk çekmez. Tek başına yetişen çocuklarda kıskançlık duygusu çok baskındır. Kardeşi olmayan çocuklar paylaşma konusunda zorluk yaşarlar. Paylaşmayı bilmeyen çocuklar kıskanç, geçimsiz, saldırgan ve uyumsuz çocuklar olur.

Anne ve baba olarak çocuklara şefkatli bir şekilde yaklaşmak, çocuğa sahip olduğu her şeyi paylaşma zevki verir. Çocuklar benmerkezci bir yapıya sahiptir. Her şeyin kendisinin olduğunu düşünürler. Aitlik bilinci oluşmamıştır. Bu yüzden çevresindeki şeyleri izin almadan kullanırlar.

PAYLAŞIMCI ÇOCUK
PAYLAŞIMCI ÇOCUK

Çocuklar özellikle anne ve babasının sevgisini paylaşmak istemezler. Anne ve babasının gözünde en değerli varlık olmak isterler. Bu yüzden bir kardeşinin olmasını istemezler. Çünkü en büyük korkusu anne ve babasının sevgisinin bölünecek olmasıdır.

Çocuğa paylaşmayı öğretmek için çocukla tahterevalliye binin. Evcilikte çay sofrası oyunu, top oyunları, ekiple yapılan yapıştırma etkinlikleri, makas ile kes yapıştır işleri çocuklara paylaşma ve yardımlaşma duygusu kazandırır. Çocuklar paylaşmayı tam anlamıyla 3. yaşından sonra öğrenirler. Paylaşmayı öğretirken çocukla kurulacak iletişim çok önemlidir. 2 yaşındaki çocuğa bazı şeyleri başkaları ile paylaşmasını söylemek doğru değildir.

Çocuğu paylaşmaya zorlamak doğru değildir. Sizin olmadığınız, yalnız başına kaldığı durumlarda paylaşmak istemeyecektir. Çocuğa tercih hakkı sunmalısınız. Bu durum çocuğun kendini daha iyi hissetmesini, duygularının dikkate alındığını bilmesini sağlar. Çocuklara oyuncaklarını arkadaşı ile paylaşmak isteyip istemediğini sorun. Hayır cevabını verirse paylaşmaya istekli olmaları için düzgün açıklamalar yapın. Evet derlerse verdikleri bu güzel karar için onları övün.

Çocuğunuzdan her zaman her şeyi paylaşmasını istemeyin. Onun için özel olan oyuncakları paylaşmak istemeyecektir. Özel olmayan genel oyuncaklarını paylaşabilirler. Çocuklar paylaşmanın geçici bir durum olduğunun bilincinde olmalıdır. Paylaşmanın ödünç vermek olduğunu bilmelidir. Oyun sonunda oyuncağın ona geri döneceğini, oyuncağın onun olduğunu bilmesi gerekir. Bunları bilirse paylaşma konusunda daha istekli ve işbirlikçi olacaktır.

Çocuğunuz her seferinde paylaşmaya karşı çıkıyorsa ödünç vermek ve sırayla oynamak gibi kalıplar kullanın. Çocuklar paylaşmak kelimesinin gerçek anlamını tam bilmedikleri için paylaşmaktan kaçınabilir. Çocuklar oyun oynarken zaman tutun. Onlara adil olduğunuzu göstermelisiniz.

Çocuklarıyla yakın ilişki kuran ebeveynlerin çocukları paylaşmaya daha açıktır. Yeterince sevgi ve ilgi gördükleri için objelere daha az anlam yüklerler. Manevi olarak aldıkları kadar vermek isterler. Tüm çabanıza rağmen çocuk paylaşmayı reddederse oyuncağına el koymayı deneyebilirsiniz. Çocuğunuza paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu anlatın. Paylaşarak daha çok arkadaşa sahip olmak anlamına geldiğini çocuğunuza öğretebilirsiniz. Gündelik yaşamdan paylaşma ve yardımlaşma örnekleri verebilirsiniz. Çocuğa sadece oyuncaklarını değil kıyafetlerini, paranızı ve zamanınızı da paylaşmayı öğretin.

Çocuğa Kitap Okuma Sevgisi Nasıl Aşılanır?

Çocuklara Duygu Aşılama

Anne ve babalar çocuklarının kitap okumamasından şikayet ederler. Bu gerçeğin değiştirilmesi için anne ve babalara büyük görevler düşer. Anne ve babalar söylenmeyi bırakıp bu durumu değiştirmek için harekete geçmesi gerekir. Çocuğa kitap okuma sevgisi kazandırmak için anne ve babaların yapabileceği işler madde halinde şunlardır:

  • Kitap okuma konusunda anne ve baba iyi bir model olmalıdır. Çocuğun önünde gazete ve kitap okumalıdır. Kuru kuru oğlum, kızım oku demekle olmuyor. Kitap okumanın ne kadar güzel ve faydalı bir iş olduğunu sözlerinizle değil elinize alıp okuduğunuz kitapla gösterebilirsiniz.
  • Evde akşam mutlaka belirli saatlerde ailecek kitap okumalısınız. Bunun için en ideal saat akşam ezanından sonraki saattir. Bu saatte televizyonları kapatıp ailecek herkesin kitap okuması çocukta kitap okuma şevkini arttıracaktır.
  • Çocuğunuza seviyesine uygun kitap almalısınız. Her kitap çocuk için uygun değildir. Çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun kitaplar almalısınız. Çocuğun seviyesinin üstünde ve altında kitaplar çocuğunuzu kitap okumaktan soğutabilir.
  • Çocuğunuzu kitap fuarı, kütüphane, kırtasiye gibi kitapların çok olduğu mekanlara götürün. Okuyacağı kitabı kendisinin seçmesine imkan verin. Kütüphanede sessiz ortamda kitap okumanın zevkine varmasını sağlayın. Para vererek, kendisi seçerek aldığı kitabı okumak çocuğa büyük zevk verecektir.
  • Çocuğunuza okuduğunuz kitaptan bahsedin. Çocuğunuza okuduğu kitabı size anlatmasını isteyin. Okuduğu kitapların listesini tutun. Çok kitap okudu diye çocuğunuzu ödüllendirin. Çocuğunuza kitap okuma konusunda hedefler koyun. Hedefe ulaşan çocuğunuzu sürprizlerle mutlu edin.
  • Ceza olsun diye çocuğa kitap okuma cezası vermek çocuğu kitaplardan soğutabilir. Çocuk kitap okumayı bir ceza olarak algılayıp çocuğunuz kitaplardan uzaklaşabilir.

Okul öncesi çocuklara paylaşma duygusu nasıl kazandırılır?

Paylaşma duygusu doğuştan gelen bir duygudur. Bu duygu sonradan yaşantılar yolu ile gün yüzüne çıkar. Çok çocuklu ailelerde paylaşma duygusu gelişmezse kavga ve gürültüler görülür. Paylaşmayı öğretmek için çocuğu zorlamak doğru değildir. Çocuğun oyuncağını zorla elinden alarak kardeşi ile paylaşmasını sağlamak, tehdit etmek, korkutmak bu alanda en sık yapılan hatalardır. Bu durum çocuğa paylaşma duygusunu öğretmez. Aksine çocuğun öfkesini körüklemiş olursunuz.

Çocuğa paylaşmayı öğretirken, çocuğu devre dışı bırakmayın. Çocuğa kontrolün çocukta olduğunu hissettirin. Şimdi birlikte resim yapalım. Kalemlerden hangisini arkadaşına verelim diyerek çocuk sahip olduğu nesnenin kontrolünün kendisinde olduğunu hissetmesi gerekir. Paylaşmanın olumlu tarafını göstermek için çocuğa seçim yapma hakkı verilmelidir.

Çocuk sosyalleşmeye başladığı anda paylaşmayı öğrenir. Paylaşan çocuklar arkadaşları arasında kabul görürken, paylaşmayı sevmeyen çocuklar arkadaşları tarafından reddedilip dışlanır. 5 yaşındaki çocuklar paylaşmayı grup içinde işbirliği kurarken öğrenir. Paylaşmanın ne zaman ve nasıl yapılması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. Paylaşma çocuk için önemli olan ve oynadığı oyuncak üzerinden yapılmamalıdır. Eve misafir geldiği zaman çocuğun paylaşmayı kabul ettiği oyuncakları arkadaşı ile paylaşması sağlanmalıdır.
5 yaşından küçük çocukları paylaşma konusunda zorlamayın.

Çocuklarınız bir oyuncak için kavga ediyorsa ellerinden oyuncağı alın. Kavga etmeden paylaştıkları zaman oyuncağı alabileceklerini belirtin. Çocuğunuzla oyunlar oynayın. Oyunlarınızın içinde mutlaka paylaşma teması yer alsın. Oyunda tüm bebeklere yiyecek dağıtın.

Bebeklerin elindeki çikolatayı bölüşüp yemelerini sağlayın. Oyuncakları dönüşümlü oynamalarını sağlayın. Böylece çocuğa verilen bir şeyin elinden geri alınabileceğini öğretmiş olursunuz. Çocuklarınızı uyutmadan önce onlara yaşadıkları olayları anlatmalarını sizinle paylaşmalarını isteyim. Çocuğunuzun gelişim düzeyine haklarına ve isteklerine mutlaka saygı gösterin.

Çocuklara yardımlaşma duygusu nasıl kazandırılır?

Yardımlaşmayı bilen çocuk yetiştirmek anne ve babaların ortak hedeflerinden birisidir. Yardımlaşmayı anlatmak yerine onlara yaşam biçiminizle örnek olmalısınız. Yardımlaşma ilk olarak aile içinde tesis edilir. Evde bireyler arasında iş dağılımı olmalıdır. Herkesin bir görevi ve sorumluluğu olmalıdır. Birlikte iş yaparak çocuklara yardımlaşma duygusu öğretilir.

Çocuğuna yardım etmek isteyip çocuklarının bütün işlerini yapan anne ve babalar çocuklarına çok büyük kötülük ettiklerinin farkında değiller. Bu durumu sezen bütün çocuklar bütün işlerini anne ve babalarına yaptırmaya başlar. Bu durum ilerleyen zamanlarda çocuklarda özgüven kaybına neden olur. Bütün işlerini başkasına yaptırmaya çalışan bağımlı bireyler yetiştirmiş olursunuz.

Anne ve babalar çocuklarına ders yaparken yardımcı olmalıdır fakat onlar adına ödevi yapması doğru değildir. Yardımcı olmak çocukla anne arasındaki sevgi ve güven duygusunu geliştirir. Veliler çocuklara ders konusunda destek olup onlara yol gösterip rehber olmalıdır. Onlar adına iş yapmak çocukları tembelliğe iter. Çocuğu adına işler yapan veliler. Özgüveni düşük, sürekli yardım talebinde bulunan bireyler yetiştirmiş olurlar.

Bireyde yardımlaşma duygusunu geliştirmek için aile içindeki iletişimin sağlıklı olması gerekir. Okul öncesi çocuklar elindeki yiyecek ve oyuncakları arkadaşları ile paylaşması sağlanmalıdır. Çocukta yardımlaşma duygusu okul öncesi dönemde oluşmaya başlar. Evde anne ve babasının yardımlaştığını gören çocuk yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemini yaşayarak öğrenmiş olur.

Bayramlarda ve özel günlerce toplumsal kaynaşmaya katkı sağlayacak etkinlikler düzenlenerek çocuklarda yardımlaşma duygusu geliştirilebilir. Çocuklara yardımlaşma konulu kitap okunabilir. Konusu yardımlaşma olan sinema filmi izletilebilir. Yardımlaşmanın ne kadar güzel bir duygu olduğu çocuğa anlatılabilir. Çevrenizde yardıma ihtiyacı olan kişilere yardımcı olarak bu konuda çocuğunuza örnek olabilirsiniz.

Temel Güven Duygusu Nasıl Kazandırılır?

İnsanı ayakta tutan en temel duygu güven duygusudur. Bu duygu bebeklik döneminde kazanılır. İnsanı güçlü kılan ve ayakta tutan bir duygudur. Güven eksikliği bireyde sosyal ve psikolojik sorunlara neden olur. Güven duygusu olmayan kişiler çevresinden kopar ve uzaklaşır. Bebeklik döneminde ihtiyaçları zamanında karşılanan bebekler annelerine ve çevrelerine güven duygusu geliştirir.

Bebekler ilk yıllar ihtiyaçlarını ağlayarak giderirler. İhtiyaçları zamanında karşılanan bebek annesine güvendiği için zamanla ağlama davranışını keser. Bebekler ağlamaya başladıktan sonra kısa bir süre içinde ihtiyaçları giderilmelidir. Aksi takdirde bebekte güven duygusu oluşmaz ve ağlama sıklığı atar. Ağlama ile ihtiyaçları giderme arasındaki süre uzadıkça çocuk çevresine güvensiz olmaya başlar. Çocukta güven duygusu kaybolmaya başlar.

Güven duygusu ilkokul yıllarında büyük önem taşır. Bu dönem çocuk için kritik dönemdir. Bu dönemde çocuk kendisine güven duyulmasını ister. Bu dönemde çocuğun olumlu yönleri desteklenmelidir. İlkokul yıllarında çocuk kendi başına iş yapmak ister. Kendini göstermek ispat etmek ister. Bu dönemde çocukları eleştirmek ve kıyaslama yapmak doğru değildir.

Çocukların kendilerini göstermeleri için uygun ortamlar yaratılmalı çocuklara fırsatlar verilmelidir. Çocuklara başarabileceği görev ve sorumluluklar verilmelidir. Sabırlı ve hoşgörülü olmalısınız. Acele etmeyip sakinliğinizi korumanız gerekir. Çocuğa üst düzey görev ve sorumluluklar vermeyin. Onur kırıcı sözlerden ve eylemlerden uzak durun.

Çocuğunuza güvendiğinizi ona hissettirin. Her konuda destek olmaya çalışın. Yapıcı eleştiriler yapın. Çocuğunuzu hafiye gibi sorguya çekmeyin. Bazı olumsuz durumları görmezden gelebilirsiniz. Hatasını fark etmesini sağlayın. Onun adına hiçbir iş yapmayın. Çocuğunuza güvendiğinizi sözlerinizle değil eylemlerle gösterin.

Çocuklarda Özgüven Gelişimi Ne Zaman Başlar?

Özgüven, kişinin yeteneklerini ve duygularını tanıması, kendini sevmesi ve kendisine güvenmesidir. Çocuklarda özgüven doğumla birlikte gelişmeye başlar, hayat boyu sürer. İlk yıllarda ailenin çocuğa verdiği mesajlar çocuğun özgüven duygusunu etkiler. Çocuk okula başlamasıyla birlikte okulda özgüven duygusu gelişmeye devam eder. Bebeğin güvenle bağlandığı ilk kişiler çocuğun özgüven gelişiminde çok etkilidir. Anne ve babanın çocuğa karşı tutumu, çocuktan beklentileri, çocuğun kendisiyle ilgili olumlu düşünce geliştirmesinde yapıcı ya da yıkıcı etki oluşturur.

Çocuğun Özgüven Gelişimini Neler Etkiler

Bebeklerin anne ve babasıyla kurduğu ilişki çocuğun özgüven duygusunda önemli rol oynar. Çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının ne kadarının nasıl giderildiği çocuğun gelişiminde önemli rol oynar. Ailenin verdiği tepkiler ve davranışlar çocukların tüm gelişim sürecini etkiler. Çocuk ait olduğu çevreye göre duygu ve düşüncesi şekillenmeye başlar.

ÖZGÜVENLİ ÇOCUK
ÖZGÜVENLİ ÇOCUK

Özgüven duygusu ilk olarak ailede oluşur. Çocukluk döneminde anne ve babanın tutumu, çocuk yetiştirme şekli çocuğun duygularının oluşmasında ve özgüven gelişiminde önemli rol oynar. Aile içinde değer verildiğini ve sevildiğini hisseden, ihtiyaçları giderilen çocuk etrafındaki olumsuz tepkilerden çok fazla etkilenmez. Çevresindeki olumsuzluklarla kolay baş edebilir.

Çocukta Özgüven Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Özgüveni düşük olan birey kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorluk çeker. Verilen görev ve sorumluluklardan kaçar. Yanında kendini güvende hissettiği insanlardan ayrılmakta zorluk çeker. Yeni ortamlara girdiğinde kaygı yaşar. Yeni ortamlara girmek için yanında yetişkin birisinin olmasını ister. Yeni ortamlarda kendini rahat hissetmez. Karar vermekte zorluk çeker. İlişkilerinde sınır koyamaz. Sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınır. Sürekli utanç ve suçluluk duygusu hisseder. Kendisini sevilmeye layık görmez.

Çocukların Özgüveni Nasıl Desteklenir?

Çocuğun duygu ve düşüncelerinize önem verdiğinizi ona hissettirmek için nasıl olduğu sorulur. Bugün seni mutlu eden ne vardı, bugün canını sıkan bir şey oldu mu gibi sorular sorulur. Çocuktan beklentiyi yaşına göre istemelisiniz. Kendisinden hiçbir şey beklenilmeyen çocuk görev ve sorumluluk almaz. Kapasitesinin üstünde beklenti ile yetişen çocuklar yanlış yapmaktan korkar, kendini geliştirmekten uzak durur.

Çocukların yeni şeyler öğrenmesi için onları yüreklendirmek gerekir. Sen başla yardıma ihtiyacın olursa ben buradayım diyerek iş yapmak için ilk adımı atmasını sağlayın. Çocuklara başarabilecekleri küçük sorumluluklar vererek çocuklara başarı duygusu tattırılmalıdır. Çocuğunuzun sizin için ne kadar değerli olduğunu onlara hissettirin.

Başarısız oldukları zamanda sizin için değerli olacaklarını ve hep onları seveceğinizi söyleyin. Çocukları ilgi alanı ve yetenekleri doğrultusunda etkinliklere yönlendirin. Böylece var olan yeteneklerinin ortaya çıkması sağlanıp çocukların kendine özgüven duymaları sağlanmış olur. Çocuğunuza ulaşabilecekleri hedefler koyun. Bu hedefleri başarma konusunda onlara yardımcı olun. Evde herkesin birbirine güvendiği ortam oluşturun

Çocukta özgüven nasıl geliştirilir

Her anne ve babanın ortak amacı özgüveni yüksek başarılı birey yetiştirmektir. İnsanın hayat boyu başarılı olması için kendine güvenmesi çok önemlidir. Kendine güven duygusunun temeli çocukluk dönemine dayanır. Bu dönemde temeller sağlam atılmalıdır. Çocukluk çağında çocuklara söz hakkı verilmelidir. Söz hakkı verilen birey kendini toplumda değerli olduğunu hisseder. Böylece çocuğun özgüven temelleri atılmış olur. Çocuğun hissettiği duyguları sorarak duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri için imkânlar sunulmalıdır. Konuşan içini döken çocuğun ifade becerisi gelişir.

Çocukla konuşurken çocuğun yüzüne bakın. Çocuğun yüzüne bakarak dinlemek ona değer verdiğinizi ve etkin olarak dinlediğinizi gösterir. Çocuğun fikirlerine önem verin. Birçok konuda çocuğun da fikrini alın. Fikri sorulan çocuk kendisine değer verildiğini hisseder. Çocuğun olumlu davranışlarını destekleyin. Çocuğun yaşına uygun görev ve sorumluluk verin. Çocuklar iş yaparken kendilerine güvenirler. Aktif olarak işin içinde oldukları için yaptıkları işi önemserler. Başarısız olduklarında yeniden denerler.

Çocuğun özgüvenini geliştirmek için ona yeterli zaman ayırın. Çocukla sohbet edin. Gün boyu yaşadıklarını anlatmasını isteyin. Sizinle sohbet etmek çocukların çok hoşuna gidecektir. Konuşmak çocuktaki endişe, kaygı ve korkuların yok olmasını sağlar. Çocukları eleştirmekten kaçının. Eleştiri çocuğun özgüvenini baltalar. Aşırı eleştirilen çocuklarda güven duygusu gelişmez. Çocuğa baskı uygulamak çocuğun içine kapanmasına neden olur.

Çocuğu başkaları ile kıyaslamak çocukta özgüvenin gerilemesine neden olur. Çocuğa her fırsatta onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyip başarılarını takdir edin. Çocuklarla birlikte sosyal faaliyetlerin içine katılın. Çocuğa evde kendini mutlu ve huzurlu hissedecek aile ortamı yaratın. Çocuğun özgüveninin gelişmesi için gerekli imkânlar sunun. Başarısız oldukları zaman onları azarlamak yerine çocuklarınıza teselli vermeyi deneyin.

Çocuklarda Empati Duygusunu Geliştirme

İnsanların birbirini anlamasında en önemli duygu empati duygusudur. Kendini karşı tarafın yerine koyarak onun duyguları ile bakış açıları ile olaya bakabilme becerisine empati denir. Empati becerisi gelişmiş bireyler etkili iletişim kurabilirler. Kendilerini rahat ifade ederler. Olayları tek taraflı değerlendirmezler. Olayları neden sonuç ilişkisi içinde açıklayabilirler. Empati kuran bireyler olayları daha sağlıklı değerlendirir. Olaylara çoklu bakış açısı ile bakabilir. Olaylara sadece kendi penceresinden bakmaz. Olayları daha sağlıklı değerlendirir. Duyguları ile değil aklı ile hareket eder.

Çocuklarda empati duygusunu geliştirmek için oyun yöntemini kullanabilirsiniz. Evcilik oyunları çocuklara empati duygusu kazandırır. Çocuklara eğitici masal, hikâye ve filimler izleterek empati duygusu çocuklara kazandırabilirsiniz. Çocuğa kendini masal kahramanının yerine koyması istenebilir. Yaratıcı drama etkinliği ile de çocuklara empati yapma becerisi kazandırılabilir. Masal kahramanının yerinde sen olsaydın neler yapardın şeklinde açık uçlu sorular sorularak çocuklara empatik düşünme becerisi kazandırılabilir.

Çocuklara davranışlarının sonuçları hakkında bilgi vermek gerekir. Olumsuz bir davranışın nelere mal olacağı tüm boyutu ile anlatılmalıdır. Kurallar anlatılırken çocuklara empatik düşünmesi istenebilir. Kuralların koyulma amacı tartışılabilir. Çocuklara eylemlerinin sorumluluklarını almasını sağlayın. Olumsuz davranışı sürekli tekrar etmesi durumunda çocuğa gerekli ceza verilmelidir. Sürekli hoş görmek, olumsuz davranışı tolere etmek doğru değildir. Çocuğun olay ve durumlar karşısında neler hissettiğini sormak ve bu konuda konuşma yapmasını sağlamak çocuğun empati duygusunu geliştirir.

Benzer Konular

adem

Adem Keleş 1982 Trabzon Doğumludur. 1999 yılından bu güne İstanbul, Kartal da ikamet etmektedir. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu